Kimmuh.com

Kimya Mühendisliği

Kimya Firmaları – Kimyaportal.com

Türk kimya sektörünün bulusma noktasi Kimyaportal.com!
 
Siz de şirketinizin Kimyaportal.com ‘daki 20’ye yakın kategori ve 100’e yakın alt kategoriler altında tanıtımını yapabilirsiniz. Tüm iletişim bilgilerinizi, logolarınızı, tanıtım broşürlerinizi, ürünlerinizi paylaşabildiğiniz Kimyaportal.com ‘da 1000’e yakın firma yerini almış durumda.
www.kimyaportal.com

 

 

THE INTERACTION OF SILICIC ACID WITH IRON(Ill) AND URANYL IONS IN DILUTE AQUEOUS SOLUTION

RICHARD A. PORTER* and WALTER J. WEBER, Jr.
Department of Civil Engineering, The University of Michigan, Ann Arbor, Mich. 48104
(First received 2 October 1970; in revised form 20 November 1970)
Abstract-The interaction of iron(Ill) and uranyl ions with dissolved silica is studied by a spectrophotometric
technique. The interaction with iron is studied as a function of the degree of polymerization
of the silica. For uranyl ion, a complex with monomeric silica is inferred. An equilibrium constant
PQ1 – 2.0 for the equilibrium UO22+ + Si(OH)4 = UO2SiO(OH)31+ + H ÷ is measured.
INTRODUCTION
IN THE only previous quantitative study of complex formation between aqueous
silicic acid and a metal ion, Weber and Stumm[1] found that the interaction with
the iron(Ill) ion could be described by the equation
Fe 3+ + Si(OH)4 = FeSiO(OH)3 z+ + H +, Q1 (1)
An equilibrium constant Q1 –0.57 was obtained in 0.1M NaCIO4 media at 25°C
by use of u.v. spectrophotometry. Attempts to reproduce this result in our laboratory,
with the aim of extending the technique to other metal ions, have met
with considerable difficulty. We will show here that much of the difficulty can
be traced to the presence of multimeric silica species, assumed not to be present
in the original work. Some data for the interaction of polymeric silica with iron(Ill)
is given. Application of the spectrophotometric technique to the study of a
silicato-uranyl complex is then presented.
EXPERIMENTAL
All chemicals used were reagent grade. Iron(III), uranyl, and sodium perchlorate were obtained
from G. F. Smith and used without further treatment. A stock solution of 0.864M HCIO4 was used
in all experiments. Measurements with iron used a common stock solution 8 x 10-4M in Fe(CIO4)3
and 4.3 x 10-ZM in HCIO4. The analysis for iron is based on the absorbance of a dilute acidified solution
at 272 m/x [2]. Measurements with uranium used a common stock solution 0.106M in UO2(CIO4h
and 8.6 x 10-3M in HC104. The uranium analysis is based on the absorbance at 417 mtL of an aliquot
rendered 5 per cent in HC104. A molar absorptivity e = 7″ 1 for uranyl ion in perchloric acid media
can be inferred from literature data[3]. Baker and Adamson sodium silicate nonahydrate was used to
prepare a 0.94M stock solution. This solution, somewhat turbid when first prepared, was filtered

[Devamini Okuyun…]

Aljin ve aljinatlar yapısı – Özellikleri – Kullanım alanları

ALJİN VE ALJİNATLAR
YAPISI-ÖZELLİKLERİ-KULLANIM ALANLARI
Phaeophyceae sınıfında yer alan çeşitli türlerdeki kahverengi deniz alglerinden elde edilen aljin, aljinik asit aljinatlar (aljinik asit tuzları) ve PGA’tı (aljinat propilen glikol esteri) ifade eden genel bir terimdir. Kahverengi deniz yosunlarından alkali ile muamele edilerek izole edilen aljinatlar, gıda endüstrisinde ve endüstriyel uygulamalarda çok amaçlı olarak kullanılan hidrokolloidlerden biridir. Ticari kullanım için üretilen aljinatlar başlıca macrocystis pyrifera, laminaria hyberborea, laminaria digitata ve ascorphyllum nodosum türlerinden ekstrakte edilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, İspanya, Norveç, Kanada ve Japonya dünya genelinde başlıca aljinat üretimi yapan önemli ülkelerdir.
Aljinik asit ve türevleri polisakkaritlerdir. Molekül ağırlığı 20.000–240.000 olan aljinik asit, suda sınırlı (çok az) çözünmesine rağmen, suyu iyi absorbe eden bir maddedir. Sodyum, potasyum ve amonyum tuzları suda iyi, kalsiyum tuzu ise az çözünür. Aljinik asit, kahverengi alg türlerinde hücre duvarını oluşturan yapı taşıdır. Dondurma, şerbet ve peynirlerde stabilizör, sütlü puding ve jel halindeki sulu tatlılarda jelleştirici, meyveli içecek ve diğer meşrubatlarda süspansiyon oluşturucu ve koyulaştırıcı, birada köpük stabilizatörü, mayonezde emülgatördür. Et, balık ve diğer benzeri ürünlerin kaplanmasında, film oluşturucu madde olarak kullanılmaktadır. Karideslerin soğukta depolanması sırasında yenilebilir film olarak aljinat türevleri ile kaplanması, karideslerin 1-2 gün olan raf ömrünü 5 güne kadar çıkarabilmiştir.
Aljinik asit ile Na ve Ca tuzlarının kullanımı, propilen glikol aljinat içermemeleri şartıyla, birçok ülkede serbesttir. Aljinik asit, gıda teknolojisinin yanı sıra plastik cerrahisi, eczacılık, kozmetik, lastik, tekstil ve kâğıt endüstrisinde de kullanılmaktadır.

ALJİNAT ÜRETİMİ
Aljinat üretiminde kullanılan bazı deniz yosunlarının günde yaklaşık 60 cm uzayarak yetiştiği gözlenmiştir. Bu yosunlar, okyanusların kayalık zeminine sıkıca tutunmuş olan, yaklaşık 90–180 cm çaplı kök benzeri yapılardan oluşmuştur. Bu yapıların üzerine asmaya benzer yüzlerce sayıda gövde ve gövdelerin üzerinde da kurdele şeklinde yüzlerce yaprak benzeri yapılar gelişmiştir. Amerika Birleşik Devletlerinde Ticari olarak üretilen ajinin başlıca kaynağı dev deniz yosunları olan macrocystis pyrifera türüdür. Bu tür Kaliforniya, Avustralya, Yeni Zellenda, ve Afrika Kıyılarında bol miktarda bulunmaktadır.

Bu yosunlar sahil şeridi fırtınalı yağmurlarla yıkandıktan sonra elle yada mekanik ekipmanlarla hasat edilmektedir. Uzun ömürlü bir deniz yosunu olan M. pyrifera senede 3-4 defa hasat edilebilmektedir. Bu aşamada yosun su yüzeyinin yaklaşık 90cm altından kesilerek toplanır. İşleme prosesinin ilk basamağında yosunlar yıkanır ve temizlenir. Daha sonra aljinik asitin alınması için sıcak alkali ortamda bekletilir. Alkali ortamda ekstraksiyon aşamasını filtrasyon ve CaCl2 ile çöktürme işlemleri takip eder. Çöktürme işleminden sonra aljinik asidin saflaştırılması için asitle muamele edilen sisteme istenilen tuz formlarının elde etmek için uygun bazlar eklenir. Aljinik asidin başlıca ticari ürünleri; Na, K, Ca, ve Amonyum tuzları ve aljinik asitten sentetik olarak elde edilen propilen glikol aljinattır. Propilen glikol aljinat aljinik asidin basınç altında propilen oksit ile reaksiyonu yoluyla elde edilir.

ALJİNAT YAPISI
Aljinik asit β-D-mannopiranozilüronik (M) asit ve α-L-Gulopirannozilüronik (G) asit birimlerinden oluşur.. Ortalama polimerizasyon derecesi 100-1.000 arasındadır. Polisakkaritin yapısında bu iki manomerden sadece birisinden veya her ikisinden oluşan bölgeler bulunmaktadır. Bunlar M,G veya MG blokları olarak adlandırılır. Bu bloklar oldukça fazla zincir konformasyonu gösterirler. M blokları Ekvatoryel-Ekvatorel bağlanma nedeni ile düz ve zincir gibi olup, yapıca salüloza benzemektedirler. G blokları ise Eksenel-Eksenel bağlanma nedeni ile pileli yapıdadır. Farklı tür deniz yosunlarından elde edilen aljinatlar bu blokları değişik oranlarda içerdikleri için farklı özelliklere sahiptirler.  Örneğin G blok içeriği fazla olan aljinatlar dayanıklı bir jel yapısı oluştururlar.

Şekil 1: Aljinatın Molekül Yapısı

Aljinatlar düzenli yapıda kopolimerlerdir. Molekül zincirinde M ve G blokları düzenli veya dönüşümlü olarak birbirini takip eder Amerika’da yaygın olarak kullanılan aljinat formunun molekül yapısı %40 Mannuronik asit, %18 gluronik asit ve %42 dönüşümlü yapıda Mannuronik-Gluronik asit bloklarından oluşur. Molekül yapısını oluşturan blokların yüzdesi aljinatın elde edildiği alg türlerine göre farklılık göstermesi nedeni ile 50-100.000 Da arasında değişen molekül ağırlığına sahiptirler.


Şekil 2 : aljinatın Yapısında Bulunan G ve M Blokları

ALJİNATIN ÖZELLİKLERİ
Polimerin yapısındaki mannuronik asit/ gluronik asit oranı ve polimerin yapısı aljinatın çözelti özellikleri üzerinde etkilidir. Soğuk yada sıcak suda tamamen çözünebilen aljinatın %1’lik çözeltisinin viskozitesi 100-1500 eP arasında değişmektedir. Aljinat çözeltilerinin viskozitesi ortam sıcaklığına, iyon konsantrasyonuna, molekül ağırlığına ve metal iyonlarının varlığına bağlıdır. Aljinatların tamamı jel oluşturamazlar fakat soğuk suda, kalsiyum iyonlarının varlığında ortamda geri dönüşümsüz jel oluşturabilmektedirler. Soğuk sistemde göstermiş oldukları bu özelliklerinden dolayı aljinatlar diğer kırmızı alglerden elde edilen gamlardan ayrılırlar. Ayrıca jelin sertliğini ve jelleşme süresini kontrol etmek mümkündür.
Küçük miktarlardaki kalsiyum iyonları aljinat çözeltilerinin viskozitesini yükseltir ve yüksek miktarlar jelleşmeye neden olur. Jelleşmenin nedeni aljinat çözeltisine ilave edilen kalsiyum iyonlarının birbirine paralel G blok zincirleri arasındaki kaviteleri doldurmasıdır. Bu kaviteler her bir zincirde birer tane olmak üzere iki adet karboksilat ve iki adet hidroksil grubu içerir. Bu yapı yumurtaların yerleştirildiği viyollere benzetilmektedir. Jelin dayanıklılığı aljinattaki G bloklarının miktarına ve kalsiyum iyonlarının konsantrasyonuna bağlıdır.

Zayıf karboksilik asitlerin tuzu olan aljinat moleküllerinde karboksil gruplarının iyonlaşma düzeyi pH düşürüldükçe azalır. Düşük pH da görülen iyonlaşmadaki azalma negatif yüklerin kaybına nende olur. Moleküller birbirleri ile interaksiyona girer, çözelti viskozitesi artar. Çok düşük pH da ise arasındaki yaygın etkileşim sonucu aljinik asit çökerek çözeltiden ayrılır.

ALJİNATLARIN KULLANIM ALANLARI
Aljinatlar ilk olarak 1920’lerde deniciler için hazırlanan konserve gıdalarda kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde ise oldukça yaygın olarak birçok gıdada kullanılmaktadır. Aljinatlar sıklıkla gıdalarda, kıvam arttırıcı, emülsiyon stabilitesini sağlayıcı, jel oluşturucu, su almayı engelleyici ve ağızda dolgunluk hissi oluşturucu olarak kullanılmaktadır.
Aljinatlar yaygın olarak düşük konsantrasyonda yüksek viskozite sağlamak için kullanılırlar. Eğer karıştırma gibi kesici etkiler çok fazla değilse, çözeltiye çok az kalsiyum iyonu ilavesi ile çok daha yüksek viskozite elde edilebilir. Bu özellik meyve sularındaki pulpu süspansiyon halinde tutmak ve kıvam artırmak için kullanılır.
Kalsiyum aljinat jelleri; düfüzyonla jelleşme, dahili jelleşmeve soğutma ile jelleşme yöntemleri ile elde edilirler.
Difüzyonla jelleşme dolgulu yeşil zeytin üretiminde dolgu olarak kullanılan pimiento şeritlerinin hazırlanmasında yer verilmektedir. Bu işlemde sodyum aljinat içeren pimiento püresi bir tabaka haline getirilir ve kalsiyum iyonlarının ilavesiyle jelleşme sağlanır. Daha sonra jel şeritler halinde kesilerek zeytinlerin içerisine doldurulur.
Karışım içerisinde bulunan kalsiyum iyonlarının yavaş salınımı esasına dayanan dahili jelleşme; meyve karışımları, püreler ve meyve analoglarının hazırlanmasında kullanılır
Soğutma ile sağlanan jelleşmede ise bir kalsiyum tuzu, çözünürlülüğü az olan bir asit ve bir sekuestrant sıcak suda çözdürülüp, karışım soğuma ile jelleşmeye bırakılır.
Aljinat jelleri ısıya oldukça dayanıklıdır.ısı dönüşümsüz jel oluşturabilme özelliği nedeniyle sodyum aljinat pasta dolgularında ve süslerin pişirme sırasında erimeye karşı dayanıklılığını arttırmak amacıyla kullanılmaktadır.  Bununla birlikte meyveli turta dolgusu hazırlanmasında pastörizasyon ve pişirme aşamalarında stabil olarak kalırlar. Pasta ve keklere yerleştirilen meyve paçalarının fırınlama esnasında yapılarının muhafazası, düşük yağlı kremada köpük stabilizatörü olarak görev alır.
Bunların dışında dondurulmuş balıklarda, donma esnasında oluşan şok yanıklarının engellenmesi amacıyla da aljinatlar kullanılmaktadır. Taze et, balık ve tavukların yenilebilir film ile kaplama işlemlerinde kullanılabilir.
Sodyum alijinat ayrıca C vitamini parçalanmasını ve yağ oksidasyonununu önlemektedir.
Dondurma üretiminde kullanımı yaygındır. Sodyum aljinat  (dariloit) jelatinden daha pahalıdır ve 70 ºC sıcaklıktaki dondurma karışımına  % 0,3-0,9 oranında katılır. Karışımın dinlendirilmesi sırasında kuvvetli bir jel oluşturmaz. Bu madde dondurmayı ısı-şokuna karşı dayanıklı kılar. Dondurmanın viskozitesini arttırır. Aljinat etkisini düzeltmek amacıyla, genellikle fosfat veya sitratla karıştırıldıktan sonra kullanılır.
Bir söylenti olarak algida firması ismini aljinat kullandığı için alg kelimesinden almıştır.

TÜRK GIDA KODEKSİ E KODLARI VE ÖZELLİKLERİ
Numara   İsim    Fonksiyon
E400
Aljinik asit    Doğal kıvam arttırıcı
E401
Sodyum aljinat    Doğal kıvam arttırıcı
E402
Potasyum aljinat    Doğal kıvam arttırıcı
E403
Amonyum aljinat    Doğal kıvam arttırıcı
E404
Kalsiyum aljinat    Doğal kıvam arttırıcı
E405
Propan-1,2-diol aljinat    Aljinik asit türevi

E400-E401-E402-E403-E404
Kaynağı:
Doğal bir polisakkarit olan Aljinik asitin ve tuzlarıdır. Aljinik asit, ABD ve İngiltere’de Phaeophyceae ailesinin (Macrocystis pyrifera, Laminaria digitata, L. cloustoni, Ascophyllum nodosum) farklı deniz yosunları tarafından üretilir.
Fonksiyon ve Özellikleri:
Kıvam arttırıcı ve emülgatör bir özelliğe sahiptir.
Ürünler:
Birçok farklı üründe kullanılır.
Kabul edilebilir günlük alım miktarı:
Belirtilmemiştir.
Yan etkileri:
Kullanılan konsantrasyonlarında bilinen yan etkisi yoktur. Yüksek konsantrasyonları, demir alımının azalmasına neden olur (demir bağlandığı için).
Kullanımındaki sınırlamalar:
Aljinik asit ve aljinatlar bütün din grupları, yalnızca et yemeyen vejeteryenler ve etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen vejeteryenler tarafından tüketilebilir.

E405 Propan-1,2-diol aljinat
Propilen glikol aljinat
Kaynağı:
Doğal bir polisakkarit olan Aljinik asitin (E400) propilen glikol esteridir. Aljinik asit, ABD ve İngiltere’de Phaeophyceae ailesinin (Macrocystis pyrifera, Laminaria digitata, L. cloustoni, Ascophyllum nodosum) farklı deniz yosunları tarafından üretilir.
Fonksiyon ve Özellikleri:
Kıvam arttırıcı bir özelliğe sahiptir.
Ürünler:
Dondurma, şekerleme, sos vb. ürünlerde kullanılır.
Kabul edilebilir günlük alım miktarı:
70 mg / kg vücut ağırlığı
Yan etkileri:
Bazı insanların bünyesinde, propilen glikole karşı ters reaksiyonlar meydana gelmiştir. Fakat kullanılan konsantrasyonlarda bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
Kullanımındaki sınırlamalar:
Aljinik asit ve aljinatlar bütün din grupları, yalnızca et yemeyen vejeteryenler ve etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen vejeteryenler tarafından tüketilebilir.

KAYNAKLAR

1-B. Cemeroğlu, F. Karadeniz, M. Özkan (Meyve ve Sebze İşleme Teknolojisi Ankara 2003) Gıda Teknolojisi derneği yayınları N0:28
2-H.Y.Gökalp, S.Nas, M.Certel Biyokimya “Temel Kavramlar Temel Yapılar” (Denizli 1996) Mühendislik Fakültesi matbaası
3-S.Çakmakçı, İ.Çelik Gıda Katkı Maddeleri (Erzurum 2000) Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ofset tesisleri.
4-İ.Saldamlı, H.Köksel, Gıda Kimyası
5-O.C.Tekinşen Süt Ürünleri Teknolojisi (Konya 1996) Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Yayın Ünitesi
6-F.Özdemir Gıda Katkı Maddeleri Ders Notları (Antalya 2003)
7-M.Z. DURAK Gıdaların Yenlebilir Film ile Kaplama teknikleri (Antalya 2002)
8-TÜRK GIDA KODEKSİ ve TEBLİĞİ
9-http://www.lsbu.ac.uk/water/hyalg.html
10-www.fao.org/docrep/006/y4765e/y4765e08.htm
11-http://www.snapalginate.com/
12-http://www.seaweed.ie/uses_general/alginates.lasso

Perlit Mineralinin Kullanım Alanları

1- Petrol, su ve jeotermal sondajlarda (çimentolama işlemini kolaylaştırıcı katkı maddesi olarak)

2- Gemi diplerini kaplama ve yalıtımında (kalafat macunları)

3- Petrol artıklarından veya diğer yağlı atıklarından kaynaklanan su kirliliğini gidermede (Bilhassa denizlerdeki)

4- Baraj göllerinde, kentlerde, açık su rezervuarlarda buharlaşmayla su kaybını önleyici olarak

5- Ambalajlamada dolgu malzemesi olarak

6- Plastik köpük ve plakalara dolgu ve katkı malzemesi olarak

7- Ucuz ve hafif plastik mobilya yapımında dolgu maddesi olarak (Bahçe sandalye ve masası)

8- Yangına karşı özellikle çelik kontrüksiyonlarda yalıtım katı olarak Perlit genleşmiş olarak kullanıldığı gibi ham olarak da geniş kullanım alanlarına sahiptir. Ham perlit kimyasal bileşimi itibariyle silisli ve alüminyumlu bileşikler içerdiğinden kalsiyum esaslı bağlayıcılar ile kimyasal reaksiyona girerek hidrolik aktivite gösterir. Bu özelliği nedeniyle inşaat sektöründe geniş çapta kullanılmaktadır. Perlit çimentoya dayanıklılık kazandırmaktadır.
Bunun için ham perlit kayası kırılıp öğütülüp elendiği gibi doğal olarak agrega halinde bulunan perlit kaynakları da kullanılmaktadır. Bu şekilde doğal agrega olarak bulunan perlitin ülkemizde geniş rezervleri vardır. (Erzincan, Nevşehir, Ankara civarındaki yataklarda)

Ham perlit agregası hafif yapı malzemesi niteliğinde olup aşağıdaki özelliklere sahiptir.

a) Agreganın kuru gevşek birim ağırlığı  : 1,264 gr /cm3
b) Agreganın sıkı gevşek                      : 1,467 gr/cm3
c) Agreganın kıvam su ihtiyacı               : %38
d) Agreganın su emmesi                       : % 6
e) Agreganın yaş gevşek birim ağırlığı    :0,969gr/cm3
f) Agreganın yaş sıkı birim ağırlığı          : 1.280 gr/cm3
g) Agreganın asit ve bazlara karşı dayanıklılığı:

– Asitlerde çözünürlük:

Hidroflorik asit (sıcak derişik)    : % 94,94 Çözünür
Hidroklorik asit (1/10’luk sıcak) : % 3,32 Çözünür
Hidroklorik asit (1/10 N sıcak)   : % 2,55 Çözünür

– Bazlarda çözünürlük:

Sodyum hidroksit (doygun sıcak çözelti) : %9,13 çözünür
Sodyum hidroksit ( 1 N Sıcak)               : % 8,77 Çözünür
Sodyum hidroksit (0,1 N Sıcak)              : % 2,64 Çözünür

Ham perlitin, kırılmış öğütülmüş ve tane boyutlarına ayrılmış olarak kullanım alanları şöyledir:

1- Asit ve bazlara karşı dayanıklı olduğu için özellikle kanalizasyon borularının üretiminde kullanılır.

2- İç ve dış inşaat sıvalarında

a) Dona karşı dayanıklı olduğundan su alan inşaatlarda
b) Çatı ve terasların su izolasyonlarında
c) Yüzme havuzların yapımında
d) Isı izolasyonunda sıva olarak veya briket kiremit gibi izolasyonla hafif yapı elemanı
üretiminde

3- Demiryollarında patinaj kumu olarak

4- Abresif sanayiinde aşındırıcı olarak

5- Filtre kumu ve /veya çakıllı olarak su arıtma tesislerinde (TS 4081’e uygun olarak)

6- Karayollarında asfalt dolgu malzemesi olarak

7- Dökümhanelerde atık koyulaştırıcı, metal temizleyici ve silis kaynağı olarak

ENERJİ KAYNAKLARININ KULLANIMI VE ÇEVREYE ETKİLERİ

TMMOB 1. ENERJI SEMPOZYUMU-12-14 KASIM 1996 ANKARA

ENERJİ KAYNAKLARININ KULLANIMI VE ÇEVREYE
ETKİLERİ
Sedat KADIOĞLU Çevre Uzmanı*
Zarife TELLİOĞLU Çevre Uzmanı**
1-GİRİŞ
Günümüzde tüketimi durmadan artan ve gelecekte de durmadan artmaya
devam edecek olan en önemli ihtiyaçlarımızdan biri hiç şüphesiz enerjidir.
Artan enerji ihtiyacı hızlı nüfus artışı, trafik yoğunluğu, kentleşme ve
sanayileşmede hatalı yer seçimi v.b. çevre sorunlarının giderek artan
boyutlara ulaşmasına neden olmaktadır.
Ülkemizde çevre sorunları, son yıllarda giderek artan bir oranda gündeme
gelerek kamuoyunun ilgisini çekmeye başlamıştır. Enerji sektörü de
günümüz yaşantısında vazgeçilmezliğinin yanısıra üretim, iletim ve tüketim
aşamalarında giderek artan çevre sorunları yaratmakta ve kamuoyunun
tepkisine neden olmaktadır.
Atmosfere verilen kirleticilerin ve sera gazlarının büyük bir bölümü enerji
sektöründe yani enerji üretimi ve tüketimi, ya da çevriminden
kaynaklanmaktadır.
Günümüzde dünyadaki enerji üretimi daha çok fosil yakıtlı termik santraller,
hidroelektrik ve nükleer enerji santrallerinden karşılanmaktadır.
Türkiye’de yaygın olarak kullanılan fosil kökenli petrol, kömür, doğalgaz gibi
enerji kaynaklarının sınırlı olması bu kaynakların kullanımında verimliliğin
arttırılmasını ve yeni enerji kaynaklarının yaygınlaştırılmasını
gerektirmektedir. Böylece enerji açısından dışa bağımlılığın yarattığı
olumsuz etkiler azaltılabilecektir. Üretim ve refah seviyesini etkilemeden
enerji tüketiminin azaltılması yani enerji tasarrufu, daha güçlü ve rekabet
şansı artmış bir ekonomi ve daha az kirletilmiş bir çevre için gereklidir.
Endüstriyel faaliyetler sonucunda, her yıl atmosfere yaklaşık 20 milyar ton
karbondioksit, 100 milyon ton kükürt bileşikleri, 2 milyon ton kurşun ve
diğer zehirli kimyasal bileşikler salınmaktadır. Tüm bu faaliyetlerin insan ve
çevre için büyük bir tehlike oluşturabileceği bilinmesine karşın dünyanın bol
ve ucuz enerjiye olan ihtiyacının arttığı da bilinen bir gerçektir. Bu nedenle
Çevre Bakanlığı, enerji politikalarının belirlenmesinde enerji ve çevre faktörünün birlikte ele
alınması gerekmektedir.

[Devamini Okuyun…]

APPLICATION OF OPTICAL BASICITY TO VISCOSITY OF HIGH ALUMINA BLAST FURNACE SLAGS

The composition and properties of blast furnace slags greatly affect the furnace productivity and
the quality of hot metal produced. Viscosity is an important physical property of slags, strongly
influenced by the chemical composition, structure and the temperature. Experimental measurement
of slag viscosity requires high temperature equipment and is time consuming. Therefore, chemical
parameters are used to identify trends in viscosity as function of chemical composition. Limited
information is available for High Alumina Blast Furnace Slags, since much of the open literature
deals with Low Alumina Slags, with alumina content less than 15 weight percentage. High Alumina
slags (alumina content in the range of 15% to 30%) are predominantly encountered in Indian Blast
Furnaces. It appears that these slags have higher viscosity and lower sulphide capacity than the low
alumina slags. The effect of chemical composition / ionic structure on viscosity has been interpreted
in this work, using the chemical parameter of optical basicity. Data reported in the literature have
been used, along with the values of liquidus temperature, for high alumina slags. Three slag systems,
i.e., CaO–Al2O3–SiO2, CaO–Al2O3–SiO2–MgO and CaO–Al2O3–SiO2–MgO–TiO2 have been
considered in this work. The trends observed are discussed in the paper.

[Devamini Okuyun…]

BORAKS MADENİ

I. GENEL BILGI 2
BOR’UN TANIMI VE ÖZELLIKLERI 2
II. BORAKS 3
III. TINKAL’DEN BORAKS ÜRETIMI (BDH) 5
IV. BORAKS PENTA HIDRAT (Na2B4O7 . 5 H2O) – (BPH) 6
V. SUSUZ BORAKS (Na2B4O7) 6
VI. KIRKA BOR TÜREVLERI TESISI 7
VI.1. Çözünme bölümü 7
VI.2 Kristallendirme bölümü 7
VI.2.1 Boraks Pentahidrat (BPH) Kristalizörü. 7
VI.2.2 Boraks Dekahidrat (BDH) Kristalizörü 8
VI.3 Kurutma Bölümü 8
VI.3.1 BPH Kurutucu 8
VI.3.2 Rafine Boraks dekahidrat Kurutucusu 8
VI.3.3 Boraks Dekahidrat Kurutucusu 9
VI.3.4 Boraks Dekahidrat Kavurucusu (Kalsinatörü) 9
VI.4 Eritme Bölümü 9
VI.4.1 Boraks Eritme Fırını 9
VI.4.2 Gaz Temizleme Kuleleri 9
VII. BORAKS’IN KULLANILMA ALANLARI 10
[Devamini Okuyun…]

Pompa Tasarımının Geliştirilmesinde Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiğinin Kullanılması

Bilgisayar teknolojisindeki hızlı gelişmeler ve sağladığı kolaylıklar, ürün tasarım ve geliştirilmesinde yönelik hazırlanan
bilgisayar yazılımların kullanılmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.
Hesaplamalı akışkanlar dinamiği (Computational Fluid Dynamics-CFD) yazılımları ise özellikle akışkan ve ısı transferi
ile ilgili olan ürünlerin analizlerinin yapılmasına ve performansının sınanmasında kullanılmaktadır. Bu programlar
kullanılarak, süreklilik, momentum ve enerji denklemleri bilgisayar ortamında sayısal olarak çözülmekte, sıcaklık
ve akış ile ilgili verilere ulaşılmakta ve değişik parametrelerin dağılımlarının (örneğin hız, basınç, sıcaklık ve benzeri
parametrelerin dağılımlarının) elde edilmesine olanak sağlamaktadır.
Bu makalede, pompa tasarımı ve tasarlanan pompanın denetlenmesinde hesaplamalı akışkanlar dinamiğinin kullanılması
ele alınmıştır. Pompa tasarımı saflıasında, tasarımcıların en çok merak ettiği konu, tasarlanan pompadaki akışın
formu ve akış ile ilgili veri (debi, basınç, tork, verim) değerleridir. Bu makalede, pompalardaki akış için geçerli olan
süreklilik, momentum, türbülans denklemleri ve sınır koşulları ile ilgili özet bilgiler verilmekte, çözüm yöntemleri ve
doğru çözümler elde edilebilmesi için dikkat edilmesi gereken hususlar üzerine durulmaktadır. Çözüm ağının oluşturulması,
çözümün elde edilmesi safhasında karşılaşılan zorluklar ve edinilen tecrübeler aktarılmıştır.
Anahtar Sözcükler: CFD, hesaplamalı akışkanlar dinamiği, pompa deneyi, pompa kanadı, pompa, pompa çarkı,
araçanak, difüzör.

[Devamini Okuyun…]

FİZİKSEL TEMEL İŞLEMLER DERSİ LABORATUVARI DENEY FÖYLERİ

Daneli Çöktürme
Yumaklı Çöktürme
Filtrasyon
Havalandırma Deneyleri

[Devamini Okuyun…]

Balıkesir Üniversitesi Genel Kimya Laboratuvarı-I Deneyleri

1.Laboratuvar Güvenliği ve Kuralları

2.Laboratuvar Teknikleri
Laboratuvar Malzemelerinin Tanıtılması ve Kullanılması

3.Kapalı Kutu Deneyi

4.Katıların ve Sıvıların Yoğunluğu

5.Kütlenin Korunumu Yasası

6.Stokiometri

7.Çözünme

8.Gazların Difüzyonu

[Devamini Okuyun…]

Sayfa 3 / 3112345...102030...Son »